Değerli Arkadaşlar,
AKKD ve UKKF tarafından organize edilen Doğu Karadeniz, Yaylalar, Gürcistan ve Doğu Anadolu gezisi ile ilgili günlük olayları ekli yazılarda bulacaksınız.
Yazılar, Erdal Ötügen tarafından hazırlanıp Gazetegez Muhabiri Şaban Mergül'e gönderilmiştir. Yazıları, Gazetegez'de yayınlandığı hali ile bulacaksınız
Resimleri için http://ukkf.org/album.asp?id=8
|
|
|
|
|
KARAVAN'LA DOĞU KARADENİZ GEZİ PROGRAMLARI
|
|
Gün
|
Hareket
|
Güzergah
|
Yol
|
Kalınabilecek
|
Görülecek Tarihi ve Turistik yerler
|
|
Tarihi
|
Hareket
|
Varış
|
Km
|
Toplam
|
Kamping
|
Gece
|
|
1
|
15.Tem.09
|
Sapanca
|
Kastamonu
|
400
|
400
|
Otopark
|
1
|
Buluşma yeri ve Geziye katılım noktası Kastamonu. İsteyen geziye buradan başlayabilir.
|
|
2
|
16.Tem.09
|
Kastamonu
|
Hanönü
|
67
|
467
|
Otopark
|
2
|
Saray gölü çok güzel bir mesire yeridir. Ayrıca yaylalarına çıkmak gerekli. Yol güzergahında Boyabat Surları, Ambarkaya (Durağan), Salar Köyü Kaya mezarları ve Durakhan Kervansarayı
|
|
4
|
18.Tem.09
|
Hanönü
|
Amasya
|
186
|
653
|
Otopark
|
2
|
Mağaralar, Kale, Medreseler, Mumya müzesi, Hazeranlar Konağı, Çilekeşhane, Ferhat ile Şirin su kanalları, Darüşşifa, Şehzadeler müzesi, Gökmedrese ve yeşilırmak kordon boyu.
|
|
6
|
20.Tem.09
|
Amasya
|
Tokat
|
125
|
778
|
Kampdoğan, Borabay.
|
2
|
Borabay gölü, Almus barajı, Ballıca Mağarası.
|
|
8
|
22.Tem.09
|
Tokat
|
Ünye
|
151
|
929
|
Gölevi Motel Camping
|
1
|
Argın Yaylası (Akkuş), Kadılar Yokuşu, Ünye Kalesi ve şehir turu
|
|
9
|
23.Tem.09
|
Ünye
|
Ordu
|
77
|
1006
|
Topçuoğlu Camping, Efirli.
|
1
|
Bolaman Kalesi ve Yasun Burnu. Şehir içinde Paşaoğlu Konağı, Taşbaşı Kültür Merkezi, Osman Paşa Şadırvanı ve Boztepe'den Ordu
|
|
10
|
24.Tem.09
|
Ordu
|
|
130
|
1136
|
Topçuoğlu Camping, Efirli.
|
1
|
Aybastı (Perşembe), Çamaş Gelin Kayası (Şelaleler), Gaga Gölü
|
|
11
|
25.Tem.09
|
Ordu
|
|
140
|
1276
|
Ertaş Camping, Çambaşı
|
1
|
Topçam, Çambaşı (Kabadüz) yaylaları ve Belde Otel tesisleri. Karagöl krater gölü
|
|
12
|
26.Tem.09
|
Ordu
|
Giresun
|
110
|
1386
|
Salon Çayırı, Kümbet Yaylası
|
1
|
Giresun Kalesi ve adası, Kulakkaya, Melikli Oba ve Kümbet Yaylası
|
|
13
|
27.Tem.09
|
Giresun
|
|
125
|
1511
|
Salon Çayırı, Kümbet Yaylası
|
1
|
Bektaş Yaylası (Bulancak'tan)
|
|
14
|
28.Tem.09
|
Giresun
|
Trabzon
|
130
|
1641
|
Hıdır Nebi Yayla Kent
|
1
|
Andoz Kalesi, St. Jean Kilisesi ve rum evleri
|
|
15
|
29.Tem.09
|
Trabzon
|
|
200
|
1841
|
Coşandere Camping, Maçka
|
1
|
Maçka, Sümela, Kızlar ve Kuştul Manastırı, Hamsiköy ve Zigana Geçidi.
|
|
16
|
30.Tem.09
|
Trabzon
|
|
135
|
1976
|
Şeramet Rest. Kamping, Sümela.
|
1
|
Çal Mağarası (Düzköy), Tonya Kadırga Yaylası
|
|
17
|
31.Tem.09
|
Trabzon
|
Of
|
30
|
2006
|
İnan Kardeşler Camping, Uzungöl.
|
2
|
Uzungöl
|
|
19
|
02.Ağu.09
|
Of
|
İkizdere
|
80
|
2086
|
Genesis Motel Tesisleri, İkizdere.
|
1
|
İkizdere Çağrankaya, Anzer ve Cimil yaylaları
|
|
20
|
03.Ağu.09
|
İkizdere
|
Rize
|
90
|
2176
|
|
|
Kısa bir şehir turu
|
|
20
|
03.Ağu.09
|
Rize
|
Çayeli
|
25
|
2201
|
Yaylada kendi imkanlarımızla konaklama
|
1
|
Çayeli Kuspa Turizm Merkezi, Ağaran ve Çataldere şelaleri
|
|
21
|
04.Ağu.09
|
Çayeli
|
Çamlıhemşin
|
80
|
2281
|
Osmanlı Tesisleri, Çamlıhemşin.
|
1
|
Yaylada istirahat
|
|
22
|
05.Ağu.09
|
Çamlıhemşin
|
|
70
|
2351
|
Osmanlı Tesisleri, Çamlıhemşin.
|
1
|
Çamlıhemşin, Ayder yaylası, Bulut ve Gelintülü şelaleleri ile A. Ceymakçur, ve Aşağı ve Yukarı Kavron Yaylaları
|
|
23
|
06.Ağu.09
|
Çamlıhemşin
|
|
60
|
2411
|
Osmanlı Tesisleri, Çamlıhemşin.
|
1
|
Sal, Pokut ve Hazindağ yaylaları, Fırtına deresi
|
|
24
|
07.Ağu.09
|
Çamlıhemşin
|
|
80
|
2491
|
Osmanlı Tesisleri, Çamlıhemşin.
|
1
|
Tarihi konaklar, Köprüler, Zil Kalesi, Çat köyü Elevit, Tirovit, Palovit ve Amlakit yaylaları, Palovit Şelalesi
|
|
25
|
08.Ağu.09
|
Çamlıhemşin
|
Sarp
|
80
|
2571
|
Otopark
|
1
|
|
|
26
|
09.Ağu.09
|
Sarp
|
|
20
|
2591
|
Otopark
|
2
|
Gürcistan Turu
|
|
28
|
11.Ağu.09
|
Sarp
|
Artvin
|
70
|
2661
|
Otopark
|
2
|
Cehennemderesi kanyonu, Kafkasör yaylası
|
|
30
|
13.Ağu.09
|
Artvin
|
Yusufeli
|
75
|
2736
|
Greenpeace Camping, Yusufeli
|
2
|
Tekkale manastırı, Barhal, 4 kilise ve İşhan kilisesi (Oltu yolunda).
|
|
32
|
15.Ağu.09
|
Yusufeli
|
Erzurum
|
135
|
2871
|
Cemil Özdemir Kamping, Havaalanı yolu
|
2
|
Çamlıyamaç ve Öşvank Manastırı, Tortum gölü ve Şelalesi, Palandöken, Çifte Minare, Yakutiye Medresesi
|
|
34
|
17.Ağu.09
|
Erzurum
|
Erzincan
|
186
|
3057
|
Erkent Camping
|
2
|
Şehiriçi gezisi ve Girlevik Şelalesi
|
|
36
|
19.Ağu.09
|
Erzincan
|
Sivas
|
250
|
3307
|
Kangal Balıklı Çermik
|
2
|
Şehir içi gezisi
|
|
38
|
21.Ağu.09
|
Sivas
|
Kayseri
|
194
|
3501
|
Otopark
|
1
|
Gezi Programı burada bitiyor. Katılımcılar serbest hareket edebilirler
|
|
|
|
|
|
3501
|
|
|
38
|
|
|
39
|
22.Ağu.09
|
Kayseri
|
Mersin
|
396
|
3897
|
|
|
|
|
39
|
22.Ağu.09
|
Mersin
|
İstanbul
|
990
|
4887
|
|
|
|
Karadeniz (7)
Güle güle size, yolunuz açik olsun…
38 gün sürecek olan Dogu Karadeniz tur’u için toplanma yeri olarak Sakarya Park’i seçen karavanci Aileler çiçeklerle ugralanarak yola koyuldular
Sapanca’da geçirdikleri bir haftalik unutulmaz günlerin ardindan Belediye Meclis üyesi Fatih Fil tarafindan çiçekle ugurlanan Aileler bu jest karsisinda çok mutlu oldular.
Merhaba Karadeniz, biz geliyoruz.
Sapanca çikisinda Cevdet-Meral Çelikörs ve Muharrem-Serap Ünal çiftinin de konvoya katilmasin ile baslayan yolculuga yol boyunca katilacak yeni karavancilar ile sürecek.
Yolculugun ilk molasini Gerede çikisinda veren karavancilar, olusacak uzun kuyruk nedeniyle trafigin aksamamasi adina yola iki ayri grup olarak devam ettiler.
Erdal Ötügen’den aldigimiz bilgilere göre, yola çikmadan önce yapilan toplantida, yolculuk kurallari belirlendi ve buna uygun sekilde yol alinmasina karar verildi..
Yagmurlu bir yolculuk
Sapanca Kirkpinar’da baslayan start’la ilk duragin verilecegi Kastamonu’ya dogru yola çikan karavancilar konvoyu yogun yagmurla beraber devam etti.
Ilgaz'da, Ankara'dan gelen Bülent -Mesrura Koçoglu ve Konya'dan gelen Kadircan-Behiye Iyigönül çiftinin de konvoya katilmasiyla daha da renklenen yolculuk, bir ara yogun sis ve siddetli yagmur altinda zorlansa da yemyesil Ilgaz daglarini geçerek Kastamonuya varildi.
Belediye tarafindan ayrilan yere park eden karavancilar yogun yagmur nedeniyle aksami karavanlarinda geçirdiler
Karadeniz (8)
Kastamonu turlari yagmurlu geçti
38 gün sürecek olan Dogu Karadeniz tur’una çikan karavancilar yagmur nedeniyle Kastamonu gezisinin tadini çikaramadi.
Sapanca’da geçirdikleri bir haftalik unutulmaz günlerin ardindan Belediye Meclis üyesi Fatih Fil tarafindan çiçekle ugurlandiktan sonra Kastamonu’da sicak bir ilgi ile karsilasan karavanci Aileler gece boyu yogun gecen yagmurlu bir geceden sonra, ertesi güne de yagmurla uyandi.
Yagmura ragmen birçok Aile sabah erkenden Kastamonu'yu gezmeye çiktilar. Diger arkadaslar ise daha sonra Belediye Baskan Yardimcisi Mehmet beyin temin araç ile sehir turu yaparak Kastamonu’nun tarihi ve turistik yerleri gezdiler.
Aksamüzeri ise Kastamonu programini tamamlayan karavanci Aileler yine yagan siddetli yagmur altinda Hanönü'ne hareket etti.
Hanönü girisinde karsilandilar
Hanönü Belediye Baskani Sükrü Özün ve Erdogan Topuz tarafindan sehir girisinde karsilan Aileler Çay ve yemek faslina geçiti. Daha sonra sehre adini veren Han’i ve antik esyalarin sergilendigi küçük müzeyi de gezen Aileler günün tadini çikardi.
Hanönü’nde alisverislerini de tamamlayan karavancilar topluca Kale adini verdikleri çok güzel bir konaklama alaninda geçtiler.
Yeni aileler katildi
Sapanca Kirkpinar’da baslayan yolculuga, yol boyu oldugu gibi Hanönü’nde de konvoya katilan oldu. Tugrul Basaranoglu ve Mehmet Aslan-Aynur Tepedelen Ailelerinin de katildigi karavancilar sürekli yagan yagmur ve sel’in costurdugu nehri Kaleden seyrettiler. Güzel geçen bir günün ardindan aksam sohbetlerine geçen gezginler yarin yöre gezilerine devam edecekler..
Karadeniz (9)
Hanönü Inkaya Magarasi Büyüledi
38 gün sürecek olan Dogu Karadeniz turunun, Hanönü bölümünde macerali bir gün geçiren karavancilar Inkaya magarasini görünce adeta büyülendiler.
Karavancilarin dokuzuncu günü beraberlikleri nese ve birazda macerali bir sekilde devam ediyor. 0rganizasyonu en iyi sekilde sürdürmek için elinden geleni yapan Erdal Ötügen yeni bir güne nasil basladiklarini söyle anlatti.
“Bu sabah yagan siddetli yagmurun ardindan güzel bir hava ile uyandik. Belediye Baskanimiz Sükrü Özün bize kendi madeninden elde edilen Kayrak taslarini gösterdi. Ihtiyaci olanlara da çok uygun sartlarda temin ediyor. (0544 789 66 37).
Bu arada kahvalti sonrasi, Mehmet-Aynur çifti geri döndüler. Kendileri karavansiz olarak katilmislardi. Onlari ugurladiktan sonra bazi arkadaslarla yayla gezisine çiktik ve unutulmaz anlar yasadik.Önce Akgöl üzerinden Inkaya magarasina yöneldik. Siddetli yagmurlardan yol bozulmus, çalismalarin tamamlanmasi için biraz bekledik ve sonra yola devamla Inkaya magarasina ulastik. Magara girisi ve içi gördügümüz en büyük girisi gerçekten çok heybetli. Içinde yaklasik 100 mt. kadar ilerledik, 7 km uzunlugundaki magaranin gerisi henüz turizme açilmamis. Ama mutlaka görülmesi gereken çok güzel bir magara. Yol boyu aldigimiz bol oksijen ve nefis manzaralar muhtesemdi. Gelmeyen arkadaslarimiz adina üzüldük.
Magaradan sonra tekrar Akgöl’e yöneldigimiz sirada yagmur basladi. Etrafimizdan sel sulari akmaya basladi. Aracimiz yolda kaldi. Hanimlara çekme halatini verdik ve minibüsümüzü kurtardik (resimde görüldügü gibi) . Bu kismi espiri ama gerçekten her taraftan sular gelmeye baslamisti. Akgöl’de karpuz, ekmek ve üzümden olusan nefis öglen yemegimizi çiseleyen yagmur altinda yedik. Siddetli yagan yagmurla heyecanlanarak, kayan yol yüzünden Saray krater gölü yolundan geri dönmek zorunda kaldik.
Ama heyecan bitmedi. Bu sefer Selale’ye gitmek için daha zorlu bir parkurdan endise ile ilerledik. Yol bir yerlerde kaydigi için araçlarimizdan inerek yola yaya olarak gitmeye çalistik. Arkadaslarimizla selaleye tam ulasamadan uzaktan resimleri çekebildik. zira selalenin dibine inen patika yolda bozulmustu. Yagmur aman vermiyor. Rehberimiz, Belediye Yazi isleri Müdürü Erdogan Topuz “ buralara gelmek isteyenler uygun hava sartlari konusunda beni ararsa kendilerine yardimci olurum” dedi ve numarasini verdi. 0532 382 18 34. Bu heyecanli günden sonra sag salim Hanönü’ndeki kampimiza döndük ve karavanlarin arkasinda oturup derin sohbetlere daldik. Bu ilk yayla macerasinda bazi arkadaslarimizin gözünün korktugunu da söylemek yanlis olmaz” dedi.
Karadeniz (10)
Karavancilar Amasya’da
Dogu Karadeniz turunun yolcululugun çikan karavancilar, dün Hanönü de geçirdikleri güzel yolculuktan sonra bugün Amasya Gözlek kaplicalarina varilmasiyla devam etti.
Gece boyu yagan yagmur kismen etkisini kaybetse de sabaha kadar sürdü. Yine yagmurla uyanan karavancilar yapilan güzel bir kahvaltinin sonunda, aksamdan alinan siparislerle önceden yola koyulan Muharrem bey Sirik kebabini hazirlatti. Hazir kebaba konvoy halinde gelen karavancilar Vezirköprü yakinlarindaki baraj gölü kenarinda bir lokantada bulusularak kebaplari yediler. Daha sonra Amasya’da alis-veris molasi ve Gözlek kaplicalarina görkemli bir giris yapan karavancilar yagmurdan da kurtularak 37 derecelik bir sicaklikla karsilastilar.
Bu geceyi Gözlek kaplicalarinda geçirecek olan karavanci Aileler yarin çok güzel olan bu yerin tadini da çikaracaklar
Karadeniz (11)
Amasya’da muhtesem bir gün
Toplanmalarinin 11.nci gününde Antalya’dan Derya Kirgöz ile kizi Selin ve Ahmet-Ferzan Özgürer çiftinin de katilimiyla daha da renklenen Dogu Karadeniz tur’unun karavancilari Amasya’da muhtesem bir gün geçirdiler.
Yeni katilan dostlara la iyice büyüyen grup kiraladiklari bir otobüs ile Amasya tur’una basladi. Önce Müze ve Ilhanlilara ait mumyalari gezip gördüler. Ardindan da Çakallar terasindan çaylarini Amasya'yi kusbakisi seyrederek içtiler. Bu keyfin ardindan sirasiyla Pirler Camii, Çilekeshane ve Konservatuar olarak kullanilan Darüssifa'yi gezdiler. Darüssifada bir ögrencinin kisa bir keman konserini izleme firsatini da yasayan grup daha sonra serbest zamana geçti. .
Herkesin gönlüne göre yemeklerini yemesinin ardindan Hazeranlar konagi, Sehzadeler müzesi ve bir avuç kahramanla Kral mezarlarini ziyareti yapildi. Ardindan da Amasya kalesine çikildi, Grubun gençleriyle kalenin burcuna kadar çikan bir avuç kahramanlar burada birde fotograf çektirerek bu güzelligi ölümsüzlestirdiler. Kaleye çikamayan yorgun gezginler ise asagida kalmak zorunda kaldilar.
Bu arada Selin'inde katilmasiyla küçük seyyahlarin sayisi 4'e çikti. Gezginler arasinda “birde Rocky adli köpegimiz oldu. Bize gezimizde eslik ediyor” diyen Erdal Ötügen “Dönüs yolunda Gök Medreseyi ziyaret ettikten sonra muhtesem bir günün ardindan Gözlek kaplicalarindaki kamp yerine döndük. Yorgunlugumuzu kaplica havuzlarinda giderdikten sonra yarinki yolculuk için dinlenmeye çekildik” dedi. Saban MERGÜL
Karadeniz (12)
Tokat ve Erbaa’da sicak karsilama
Amasya’da geçirilen muhtesem bir günün ardindan yola koyulan karavancilara tokat ve Erbaa’da çok büyük ilgi gösterildi.
Dogu Karadeniz tur’u için 12 gün önce Sapanca Kirkpinar’da toplanim yola koyulan gexgin karavancilar her günü ayri bir güzellikle geçiriyorlar. Iste güzellikler içinde geçen yeni bir günün hikâyesi.
Buzdolabindaki bir arizayi gidermek için konvoydan önce Cevdet Bey Tokat’a ugurlandi, Ardindan da yola koyulan konvoy Borabay gölüne dogru yol aldi. Borabay gölüne çikis yolunun son 4 km.si oldukça zorlu geçti. Çok zorlu bir yokus olan bu yolda iki arkadasimizin araci biraz su kaynatti. Iki mola ile çikabildikleri muhtesem göl’e ulasan karavancilar gördükleri manzara karsisinda bütün zorluklari unuttular.
Hep birlikte bir alana sigamayan karavancilar iki gurup halinde park etti. Bir gurup gölün en sonuna göle sifir noktasina park ederken, kendine güvenenler ise (resimde bazilari var) göl etrafinda sik agaçlar arasinda güzel bir tur atti, Digerleri ise dinlenip gölün doyumsuz manzarasini seyredip keyif çay ve kahvelerini içtiler.
Bu muhtesem yerden ayrildiktan sonra Erbaa Sanayi odasi baskani Halil Basak ve is adami Necdet Bey, karavancilarin ilçelerine geldigini ögrenmeleri üzerine, yolda karavancilara ulasarak gezginleri topluca Green Erek Hotel’de götürerek güzel bir öglen yemegi ile agirladilar. Bu güzel ve sicak karsilama içinde konuklara Erbaa’nin sanayisini, tarimini ve diger yapilanlari anlattilar, Bu bilgiler içinde Erbaa’nin 100.000 nüfuslu güzel ve çok gelismis bu Ilçenin “Il olmasi lazim örnek bir Ilçe” dediler.
Yemek ve güzel bir sohbetin ardindan eskort esliginde Erbaa içinde büyük bir tur atarak sehri gezen kakavancilar Erbaa’i çok begendiler.
Atilan tur’un ardindan yola koyulan konvoy Tokat’in girisinde Erol agabeyimizin önderliginde Emniyetten saglanan trafik eskortu ile yollar kesilerek Sakli Bahçe’ye gelindi. Karavanci Aileleri burada, Erbaa Belediye Baskani Ahmet Yenihan karsiladi. Bahçede yapilan hos sohbetin ve sicak ilginin ardindan aksam yemegi hazirligi geçildi.Yemek kalinan yerin Restorantinda özel hazirlanan bir menüden yenildi..
Karadeniz (13)
Tokat Latif Pasa Konagi Gezginleri Büyüledi
Dogu Karadeniz yolculuguna çikan Gezgin karavancilar, bakim çalismalari nedeniyle, özel izinle gezdikleri Tokat Latif Pasa konaginda duygulu anlar yasadilar.
Birlikteliklerinin 13.gününde gezmenin ve güzelliklerin tadini çikaran karavanci Ailelerin Tokat’ta geçirdikleri güzel günün hikâyesini, söyle anlattilar.
“Bu sabah aksam yagan yagmurun arkasindan, kapali bir hava ama çok güzel bir doga içinde uyandik. Konakladigimiz Sakli Bahçe, gerçekten görülmeye deger muhtesem bir yerdi. Bu güzel yerde Çökelekli yiyerek degisik bir kahvalti yaptik. Kahvaltidan sonra otobüs ile gezmeye koyulduk
TOKAT gezimizin ilk etabi Latif Pasa Konagi ziyareti ile basladi. Konak restorasyon nedeni ile ziyarete kapali oldugu halde Tokatli arkadasimiz Erol Candar'in görüsmeleri sonunda bizlere özel olarak açildi. Burada tam bir nostalji yasadik. Bilhassa tavan süslemeleri ve ahsap oymalari görülmeye deger güzellikteydi
Bu arada fotografta görülen arkadasimiz Necla Peri gezimizde bize duygulu anlar yasatti. Arkada görülen güzel Tokat evine gelin olarak gelmis çocuklarini burada belli bir yasa kadar büyütmüsler. Günümüze kadar bozulmadan korunan bu evler Tokat'in gururu olmus.
Mevlevihane çok güzel düzenlenmis bir müze evi. Sahipleri tarafindan bagislanmis yapinin ikinci katinda Mevlevi müzigi esliginde maket semazenlin saea töreni canlandiriliyor. Ahsap oymalarla süslü sofadan saat kulesi ve cami, eski evlerle siralanmis sokaklar bizi tarihte yolculuga çikardi.
Konaktan sonra bazi arkadaslarimiz Mevlevihane ve Atatürk Evini gezdiler, Diger gurup ise Ballica Magarasina, Mahperi Hatun Kervansarayina ve Almus Barajina gittik. Ballica magarasi ne yazik ki çok bakimsiz ve pisti, eski güzelliginden çok sey kaybetmis, yazik olmus. Bunun ardindan, sehirde serbest zaman verdik ve sehir içindeki yazmacilar çarsisi ve Tashan’i gezdik.
Bu arada haberlerden Karadeniz bölgesindeki sel felaketlerini dinledik, Sel felaketleri nedeniyle bazi arkadaslarimiz endiselenmeye basladi, Cevdet beyler bu nedenle dönmeye karar verdi. Bizlerde aksam yine Sakli Bahçede geçirecegiz. Sohbetlerimiz sonunda yarinki programi gözden geçirdik” dediler.
Karadeniz (14)
Karavancilar Ünye’ye de
16 araç ve 35 kisiden olusan karavancilar konvoyu, Dogu Karadeniz tur’unun 14 gününde Ünye’ye varip, birlikte sürdürdükleri yolculugun tadini çikarmaya devam ettiler.
Dün Sakli Bahçede kamp yapilan yere, yerel TV. ekibi gelerek genis bir röportaj yapti. Grubun bazi genç kizlari? aldiklari yöresel kiyafetleri giyerek çiktiklari kamera karsisinda yaptiklari yolculuk ve geziyle ilgili görüslerini anlattilar.
Bu arada Saklibahçede Tokat’in havasina iyice giren hanimlar geleneksel Tokat basmalariyla sabah kahvaltilarini hazirladilar. Dogum günü dolayisiyla Tokat bilezigi takan Meral hanim sag elini sik sik kullanmaktan geri kalmadi.
Kiyafetleri almak için ise Tashan’da gezen hanimlarimiz, el ele verip oynamaya baslayinca, nereden geldiklerini soran esnafa, üçü bir agizdan “BAKIRKÖY den” deyince, esnafin kahkahalari, hala kulaklarda çinlamaya devam ediyor.
Geziler süresince her gittikleri yerde yerel basin ve TV tarafindan ilgi ile karsilanan karavancilar bugüne ise söyle basladilar.
Cevdet - Meral çiftinin yörede yagan yagmur ve meydana gelen sel felaketleri nedeniyle geriye dönmesinden sonra 16’ya düsen karavan ve 35 kisiye inen kisi sayisi ile kisa bir konvoy gurup görüsmesi yapip ardindan da yola koyuldular.
Tokat çikisindan sonra Niksar ve Akkus üzerinden Ünye'ye dogru yol alindi. Basta yesil olmak üzere her tonunun yer aldigi yol boyunca nefis manzaralar seyredildi. Yayla havasi cigerlere çekilerek Akkus üzerinden yola devam edildi. Yer yer yogun sis ve yagis altinda geçen yolculuk sirasinda Sungur beyin eksozu koptu, Bu nedenle verilen kisa bir tamir molasinin ardindan Ünye’ye varildi.
Ünye'de yer bulma konusunda küçük bir problem yasadi ve konvoy ikiye ayrilarak ayri yerlerde konaklamak zorunda kalindi. Grubun bir kismi ile Ünye turuna çikildi. Kadilar yokusundaki tarihi evler, liman gezilerek Çakir tepeye geçildi. Çakir tepeden Ünye'yi kus bakisi seyredilerek nefis pideler yendi,
Diger gurup ise Dikilitas Pide tesislerine geitti,Ünye çamliginin kenarinda deniz manzarali, hiç yagmur degmemisçesine kuru bir zeminde karavanlari park ettiler, Bu tesislerin sahiplerinden (Sema ve Serdar çifti ile çocuklari Pinar ve Emre’nin) sicak karsilamalari “bizi evimizde hissettirdi.Tesisi güzel ve temiz, pideler harikaydi.Memleketim insani ayni benim gibi cana yakin ve sicak” diyen Fatma Kaplan ve diger hanimlar yöre kiyafetleri içinde pide yapmaktan da geri kalmadi. Gruplar daha sonra, kisa bir sehir turu ve alisveris sonrasi kampa döndüler.
Karadeniz (15)
Karavancilar Ordu’ya Geçti
Sehir girisinde eskort’la karsilanan karavancilari daha sonra Il Kültür Müdürü Erkan Gülderen kamp yerine gelerek Aileleri ziyaret etti.
Dün aksam grup iki ayri yerde konaklamisti. Bu sabah kampta kalanlar kampin imkânlarindan faydalanarak çamasir, dus ve yemek gibi ihtiyaçlarini giderirken diger gurup gezemedikleri Ünye'yi gezdiler.
Geziler sonrasi, Ünye çikisi küçük bir grup Persembe üzerinden Bolaman kalesi, Yason burnu ve Kilisesini, Yali köyü, Caka ve Efirli plajlarini, Hoynat adasini görerek Ordu'ya gelirken diger gurup otobandan dogrudan Ordu'ya geldi. Ordu girisinde birlesen iki gurubu Belediyenin eskortu karsiladi ve konvoyu sahildeki parkin kenarina yerlestirdi.
Gezginci Aileleri ziyarete gelen Il Kültür Müdürü Erkan Gülderen ile karavanlarin önünde yapilan sohbetle Ordu ilinin gezilip görülebilecek yerleri konusuldu. Daha sonra yaylalar için tur organizasyonu yapilarak yaridan az bir katilimla yarin için araç ayarlandi. Bu karardan sonra aksam yemegi için gurup üyeleri serbest olarak sehre veya karavanlarina dagildilar.
Bu arada sahil boyunca dizilen karavanlar Ordu halkinin büyük ilgisini çekti, Ordu'lular bizlerin yanindan “hos geldiniz” demeden geçmediler. Bazi vatandaslar ise, Erol agabey duyduguna göre " sehre Sirk gelmis" seklinde konusulmus..
Karadeniz (16)
Ordu’nun Tadina Doyamadilar
Dogu Karadeniz tur’una çikan gezginci karavancilar, Ordu’da kalmayi sürdürürken sehir ve doganin tadini çikarirlarken ilgililerden ve yöre halkindan büyük ilgi gördüler.
Sabah tura gidecekler megafon ile yapilan bir anons ve Mehter müzigi ile uyandilar. Bu Ali beyin bir gün önce aldigi güçlü bir megafon ile yapilan bir uyandirma sakasiydi.
Bu neseli baslayan güne Minibüse binilerek yayla yollarina düsüldü. Ilk durak Gaga gölü oldu, resim molasindan sonra Çamasa’ya çikildi. Buradaki suni selale bakimdaydi, diger selaleler ise ne yazik ki yöre halki tarafindan pek bilinmiyor. Belediye baskani ile yapilan görüsmede, gezginlere tarif edildi. Hava kosullari ve net bilinmeyen bu yolculuga engeldi. Bu nedenle selale görmekten vazgeçilip Gelinkayasi denilen bir tepeye çikildi. Bir Polis amirinin, tanitimini yaptigi yörenin tepesinden fotograflari çekildi ve ardindan da yola devam edildi..
Yayla yollari beklenildiginden de zor çikti. Hele bir de kayan yoldan dolayi 1.5 saat dag yollarinda yapilan yolculuk herkesi bayagi tedirgin etti.
Bu tedirginli yolculuk nihayet asfalti yola çikilmasindan sonra Aybasti'ya ulasildi. Yemek molasi ve kisa bir sehir turundan ardindan Persembe Yaylasina ulasildi. Bir sehitten dolayi, o günkü Yayla senligi programindaki at yarislari iptal edilmisti. Yayla, herkesin anlayacagi ifade ile kurulan yemek agirlikli yöresel bir pazar görünümde, biraz beklentilerden uzakti. Fotograflar çekip pazar yerinde dolastiktan sonra gölün ve yaylanin da fotograflari çekilerek yolculuga devam edildi. 1500 metreden 600 metreye Aybasti'ya inildigi zaman minibüsün frenleri sisti. Yarim saat sogumasini bekletildikten sonra ayni bozuk yoldan geçilmeyerek Gölköy'e dönüldü. Yine zorlu yollardan sonra Gölköy Kalesinde Fotograf, kasabada çay ve yemek molasi verilip Ordu'ya dönüldü.
12 saat süren bu yorucu yayla turundan dolayi ertesi günü yapilmasi düsünülen yayla tur’u iptal edildi. Erdal ÖTÜGEN
Karadeniz (17)
Karavancilar Giresun’da
Dogu Karadeniz tur’u nedeniyle 17 gün önce bir araya gelmeye baslayan karavanci aileler sonunda Fatma (fatos) Kaplan’in memleketi olan Giresun’a geldiler.
Gezi boyunca bize ulastirdigi fotograf ve bilgilerle ve yaptigi organizasyonu da eklersek bue gezide beklide en çok yorulanlarin basinda gelen (muhabirimiz) Erdal Ötügen’den aldigimiz selam ve bilgilere göre, dün yapilan yayla gezisinde yorgun düsen arkadaslarimiz bu sabah doya doya uyudular. Kahvaltidan sonra kampin önünde yapilan gezi programi toplantisindan sonra, sehri gezemeyen arkadaslarimiz Ordu’yu, Pasaoglu konagini, çarsiyi ve özellikle meshur Boztepe’yi gezdiler.
Ordu turu bitince kisa bir yolculukla Giresun’a (Fatos hanimin) Fatma Kaplan’in memleketine geldiler. “ Buraya kadar gelin ipte akraba ziyareti yapilmaz mi” diyen Fatos hanim Giresun sokaklarina dalip bütün akrabalarini ve dostlarini gezmeye çalisti. Onlar ziyaretlerini yaparken gurubun diger üyeleri ise yayla yollarina düstüler.
Doganin ve yesilin coskusunu seyrederek 1770 metredeki Kümbet yaylasi yolundaki dik çikislardan dolayi, bir iki küçük arizayi hemen hallederek ulasilan Salon Çayiri mevki karavancilar için uygun bulunmadi. Bunun için yayladaki güzel bir otelin karavan parkina yerlesildi. Sisten zaman zaman görüs mesafesi 3–5 metreye kadar düstügü için etrafi tam seyredemeyen karavancilar, bu tadi ertesi günü yasamayi beklemeye koyuldular. Ama sisin engelleyemedigi diger güzellik olan ve yayladan alinan etler, özlemle beklenen mangallarin üzerindeki yeri almakta çok gecikmedi. Yaylada yemek keyfini çay sohbetleri izledi. Ertesi gününü bol bol yürüyüs yaparak ayrica hamam ve havuzdaki keyifli anilari yarin göndercegiz diyen Erdal ÖTÜGEN “Giresun’un bu muhtesem yerini sizinle yarin paylasacagiz” dedi.
Karadeniz (18)
Günesli günler ve Giresun yaylalari
Günlerdir yagan yagmurlarin ardindan, , Dogu Karadeniz tur’unun Giresun ayaginda, günesli günlere kavusan karavancilar yaylanin tadini çikardilar.
Erdal ÖTÜDEN’DEN aldigimiz fotograflar ve bilgilere göre. Güne yaylada yürüyüs yapilarak ve dinlenilerek girildi. Suyun bol olmasi hanimlari çok mutlu etti. Baylarin yaptigi tavla oyunlari da günün bir baska heyecaniydi. “Hüseyin beyle birlikte yapilan yürüyüs sonunda 1960 metreye kadar çiktik” diyen Ötügen gördügünüz fotograflari çekti.
Otelin havuz, saunasi önce hamlara ardindan da erkeklere açilarak yorgunluk ve streslerin atilmasi saglamis oldu.
Hayati ve Erol Beyler aksamüzeri akraba ziyaretini tamamlayarak gruba katildilar. Ahmet-Ferzan çifti ise islerinden dolayi konvoydan ayrilmak zorunda kaldilar.
“Gündüz günes ile baska bir güzel olan, aksamüstü ise yogun sis ile bambaska güzelliklere dönüsen Giresun yaylalari gezgin karavancilarin unutulmazlari arasinda ayri bir iz birakacak” diyen Erdal Ötügen, her zamanki gibi bu geziye katilmayanlarin çok seyler kaçirdigina da deginmeden edemedi.
Karadeniz (19)
Karavancilar Trabzon’da
Toplanmalarinin 19 gününde Trabzon’a varan Dogu Karadeniz tur’u karavancilari Akçaabat köftecisi ve Kukul pidecisiyle yöre lezzetinin tadini çikardilar.
Çogu kez oldugu gibi güne yine sisli bir havada baslayan karavancilar, serin bir havada kahvalti keyfini çikardilar. Kahvalti sonrasi ise bazi arkadaslar yapilacak onarim ve bakim isleri için guruptan ayrilarak servis yollarina koyuldular.
Bu arada bugün Erdal Ötügen'in yegeni Ilker Bey’de karavancilar konvoyuna katilarak bu keyfi çikaranlar arasinda yerini almis oldu.
Giresun’dan sonra Trabzon’a dogru yola koyulan karavancilar kervani nedense biraz daginik geçen yolculuktan sonra Trabzon girisinde bulustular. Bazi, arkadaslar Espiye'de meshur Kukul pidecisine giderken, bazilari da Akçaabat köftecisine gidip yöre lezzetinin tadini çikardilar.
Erol Baba’nin Kümbet Yaylasinda, mangal keyfi
Karavancilar kervaninin renkli ve zevkli konuklarindan biri olan Erol Baba her zaman oldugu gibi bu yolculukta Kümbet yaylasinda da mangal keyfini sürdürdü.
Gittigi kasapta, bizzat seçtigi etlerini alip daha sonra, Kümbet yaylasinin anlatilmaz güzelliginde, mangal kurarak bu güzelligin tadini çikaran Erol Baba bu konudaki zevkli ve seçkin tarafini bir kez daha ortaya koymus oldu. Ne diyelim Erol Baba insallah seneye bize de kismet olur.
Trabzon'a varan ve bir açik oto pazara yerlesen karavancilar, gezilerini sürdürmeye devam edecekler.
Karadeniz (20)
Karavancilar Maçka’ya Vardilar
Dogu Karadeniz tur’u karavancilari dün geldikleri Trabzon’da ikinci günün ardindan Maçka’ya geçtiler
Trabzon’da kalinan yer aksam birlikte olunmasina uygun olmadigi için, aksam her ünite yalniz basina kaldi. Bir grup aksam sehri gezmeye giderken, diger grup parkta çay molasinda iken aniden bastiran yagmura yakalaninca kendilerini kamp yerine zor atti. Gece boyu çok siddetli yagmur yagan yagmur bazi karavancilarin uykusunu kaçirdi.
Sabah ise kismen düzelen hava karavancilari biraz rahatlatti. Boztepe, Atatürk Köskü ve Ayasofya gezilerinden sonra Maçka yollarina koyulan karavancilar, Çosandere kenarinda güzel bir kampta yerlestiler. Burada tam bir rehavet içinde tavla ve okey oyunlari oynayan gezginler, oyunlar arasinda bulduklari zamani sohbetler ve fikralarla günü tamamladi.
Aksam ise bir kismi lokantada yöresel yemekleri yerken, diger bir kismi da kendi imkânlarini kullanarak aksam yemeklerini yediler. Bu arada Ali beyin hoparlöründen kampa bol bol Karadeniz fikralari yayini yapildi.
Bu arada Kümbet yaylasinda dün Muharrem beyin dogum gününü kutlandi. Nice yillar diliyoruz sevgili karavanci dostumuza
Karadeniz (21)
Karavancilar dag tas demedi zirveye çikti
Gelen bu güzel fotograflardan da anlasilabilecegi gibi Dogu Karadeniz tur’unun tadini çikaran karavancilar, Verzana (kizlar) Manastirina kadar çikarak doganin ve tarihin tadini çikardilar.
Sabah yapilacak tur için, iki ayri guruba ayrilma karari veren karavancilardan bir kismi Sümela ve Zigana geçidine gittiler. Diger gurup ise (bir avuç kahramanlar) Kustul Manastirina dogru büyük bir cesaretle yola koyuldular. Son günlerde yagan yagmurdan dolayi, kayan ve adeta çamur deryasina dönen yollari açan, kepçenin ardindan Kustul Manastirinin eteklerine kadar çikan gezginler, geldikleri bu noktanin keyfini çikardilar. Bununla da kalmayan bu gurup Verzana (Kizlar) Manastirina gitme cesaretini de gösterdiler. Araçla gidilen daracik yollardan sonra 2 km daha yürüyen grup, manastirin yakinlarina kadar çiktilar. Geldikleri bu noktada tüm güzelliklerin tadini çikaran karavanci gezginler daha sonra diger grupla Zigana yolunda, Oba çadiri tarzinda hazirlanmis bir restoranda bulustular. Bulustuklari burada çok enteresan iki kisilik bir tuvalet ile karsilasan (UKKF) Baskani Hayati Kaplan ve Behçet Berkkam günün fotografini çektirmeden edemediler.
Çok güldükleri bu ilginç WC den sonra, essiz güzellikteki Zigana geçidinin tepesinden enfes manzarayi seyreden Aileler daha sonra Hamsiköy’de sütlaç molasi verdiler. Bu güzel ve eglenceli günün ardindan döndükleri kampta eglencelerine ip atlayarak devam eden hanimlarin ziyaretine, el islerini sergileyen, gümüs Kazaziyeci genç kizlari geldi. Bu hünerli genç kizlarin yaptiklari birçok el emegi ürünlerini satin alan karavanci hanimlar, onlarla birde hatira fotografi çektirdiler.
Ve bir ani
Sevgili karavanci dostumuz Muharrem Unal “Geçen yil yolda gördügümüz 2 esek ve 1 köpekle seyahat eden Isviçreli çifte, yürüyerek toplam 2,5 yil sürecek Isviçre-Tibet gezinde Vakfikebir de rastladik.Seyahatlerinin tamamini yürüyerek gerçeklestiren bu çiftin karsilasabilecekleri zorluklari düsününce, seyahat etmek için aslinda maceraci seyyah ruhu haricinde hiçbir seye ihtiyaç olmadigini adeta bir kez daha canli olarak ispat ediyorlardi..
Eseklerden birine Kampkaravan federasyonumuzun bayragini asarak fotografladik” diyerek birde fotograflar gönderdi
Altina da su not’u eklemis…
“Bir de adi Cevat olan dag keçimizin resmini gönderiyorum..Aslinda 20 cm lik bir maket olan keçinin her bölümde sanki büyükmüs gibi fotograflari bunlar. Daha sonra grubun önünde gerçek bir fotografla asil boyutunu gösteririz” diyor.
Saygilarimla /Kind Regards
M.D
Bizden de saygi ve sevgiler…
Karavancilari taniyalim
Günlerdir Dogu Karadeniz tur’unun tadini çikaran gezgin karavancilari, size biraz daha yakindan tanitmayi istedik. Bu geziye katilan ve kisaca nasil karavanci olduklarini anlatacagimiz. Iste; doga, macera ve her gün ayri bir manzarada uyanan, bu güzel dostlardan bazilari.
Karadeniz (22)
Karavancilar Trabzon Uzungöl’de
Dogu Karadeniz tur’unun gezgin karavancilari, Trabzon Çaykara Ilçesine bagli Uzungöl’de kurduklari kampla, doga ile iç içe olmanin tadini çikariyorlar.
Dün Maçka, Zigana, Varzana, Sümela, Kustul, ve Hamsiköy’ün tadini çikaran karavancilarin bugünkü hedefinde Trabzon’un Çaykara ilçesine bagli Uzungöl vardi. Burasi için Kamptan öncü olarak Ali Bey ve Muharrem Bey’i yola çikardilar. Bu öncü arkadaslar Uzungöl’de yer bakacaklardi. Ama sabah kahvaltisi için Sürmene’de durunca geriden gelen guruba yakalandilar. Daha sonrada hep beraber Uzungöl’e giderek göl kiyisinda güzel bir yere yerlestiler. Yem yesil Göl etrafinda, Erdal Ötügen motosiklet yaptigi göl turu sirasinda, kampin tepeden fotograflarini çekerek bize gönderdi. Muhtesem bir vadi arasina yerlesen karavancilar, buranin eski ziyaretçisi Hüseyin bey vasitasiyla aksam yemegi için yöresel bir Restaurant’ta yer ayirtildi. Yemeklerini topluca orada yiyeceklerini bildiren Erdal Ötügen kampa katilan Ailelerin tanitimlarina yönelik bilgi ve fotograflarini da bize gönderdi.
Karadeniz (23)
Uzungöl’de Kolbasti Gecesi
Trabzon Uzungöl’de ikinci gününü geçiren karavancilar, sis ve kapali havadan dolayi istedikleri gibi gezemedikleri yörede, gece oynadiklari kolbasti ve dinledikleri kemençe oyunlariyla ile yetinmek zorunda kaldilar.
Dünün aksam Uzungöl’de güzel bir Restaurant’ta kendilerine ayrilan yerde yemeklerini yiyip kemençe esliginde yöresel türküler dinleyerek cosan karavanci Aileler, Mersin’den gelen bir baska tur’un da kendilerine katilmasiyla renkli ve eglenceli bir gece geçirdiler. Kemençe, horon, halay derken kolbasti da oynayan gezginler zamani unutarak nerdeyse sabahladilar.
Gece eglenmenin tadini doyasiya çikaran karavancilar her zamanki ghibi bu sabah yine yagmurla uyandilar, Içlerinden bir grup Aygir gölünü görmek için tepelere gitti ancak sisten pek fazla bir sey göremeyip geri geldiler.
Döndükleri kamp yerlerine aksamüstü gelen Arap turistler ile güzelce kaynasan karavanci hanimlar onlarla enteresan sohbetlere daldilar. Sohbetler sonunda iyice kaynasan bazi hanimlar onlarla birlikte hatira fotografi çektirdiler.
Mustafa Bey ise, son günlerde basi dertte olan anten yüzünden zamaninin büyük bir kismini karavan tepesinde geçirmek zorunda kaldi. Tur görevlileri ise konaklayacaklari yerlerin planini tartisirken hanimlar da aksam yemegi hazirliklarina basladilar. Her zaman ki gibi ince ince yagan yagmurdan sikâyetçi olan karavancilar bir yandan da aksam yapilacak fotograf yarismasi hazirliklarini sürdürdüler.
Ankara’dan selam var…
Sizleri gün ve gün takip ediyor ve sizlerle oralari geziyorum. Ama laf aramizda kiskaniyorum. Saka saka gönüllerimiz bir olsun. Allah içinize sindirsin. “Hayati abi tuvalet bir harika. Ben evede yaptirmayi düsünüyorum. Sizleri seviyorum, kendinize iyi bakin. ANKARA ya dönüsünüzde bekliyorum. HEPINIZI Seyhan Müge Yanç
Karadeniz (24)
Karavancilar Rize Ikizdere’ye Vardi
Gitmeyenlerin degil gidemeyenlerin, fotograflara baktiklari zaman içini sizlatan, Dogu Karadeniz tur’u karavancilari, Rize Ikizdere’de konakladilar.
Ikizdere’ye gelmeden önce gruptan ayrilan ve Aygir gölüne gidenlerin disindaki diger grup Uzungöl çevresinde yürüyüsler yaparak, nefis gölet ve selaleleri görme firsatini buldu.
Ertesi güne Uzungöl’deki son sabahlarina kapali ama bu kez yagissiz bir havada uyanarak giren karavancilardan bazilari kahvaltilarini göle karsi yaparken, Muharrem Bey arkadasimiz isleri nedeniyle istemeyerekte olsa gruptan ayrilarak dönmek zorunda kaldi.
Daha sonra yola koyulan karavancilar yollarina devam ederek Of’da mola verdi. Orada bir süre dinlenildikten sonra yollarina devam eden gezginler, sellerden iki gün kapanan ve yeni ulasima açilan bozulmus yollardan geçerek Rize Ikizdere’ye vardi. Konaklamayi düsündükleri lise bahçesini begenmeyip, Derya beyin önerisi ile Ridos kaplica oteli otoparklarina yerlestiler ve vakit kaybetmeden kaplicanin kaynar sularina kendilerini attilar. Açik hava havuzunda kaplica keyfini yasarlarken, çiseleyen yagmura aldirmadan havuzun ve yesille örtülü dogayi seyrederek, bunduklari bu güzel ortamin tadini çikardilar. Geceyi Ikizdere’de geçirecek olan karavancilar yarin havanin yagissiz geçmesi durumunda 1.mk’sinede 40 çesit çiçek olan Anzer yaylasina çikacaklar.
Karadeniz (25)
Karavancilar Anzer Yayla Festivalinde
Dogu Karadeniz tur’u yolculugunun 25 inci gününe giren karavancilar Anzer Yaylasi Festivaline de katilarak ayri bir güzellik yasadilar.
Dünden yapilan plan dogrultusunda havaninda güzel olmasindan yararlanilarak Anzer yaylasina hareket eden karavancilar yaklasik iki saat sonra muhtesem güzellikler içindeki festival alanina geldiler. Yayla yolu üzerinde iki dagin arasina gerilerek asilan dev bir Türk bayragi ile karsilasan karavancilar çok duygulandiklarini belirttiler.
Muhtesem güzellikteki Anzer Yaylasinda organize edilen senliklerinin açilisina da katilma firsatina denk gelen Dogu Karadeniz Tur’u karavancilari, bazi Karadeniz TV nin canli yayininda do konuk oldular. Fatma Kaplanin karavancilarin adina yaptigi konusmadan sonra alkis alan guruba sicak ve yakin ilgi gösterildi. Yayla senlikleri çerçevesi içinde yer alan etkinliklerin biride “Bal Güzeli” yarismasiydi. Bu yarismanin karavancilara gösterilen yakinligin bir parçasi olarak Nihal Hanimi jüri üyelerinden biri yapan organize komitesi her zaman oldugu gibi yörenin misafire gösterdigi sayginin bir ufak örnegi oldu.
Bütün bu güzelliklerin yaninda Erol agabeyin hazirlayip Anzer yaylasina getirdigi köfte ve kavurmalarin lezzeti her zamanki gibi dikkati çekiyordu.
Rize Valisinin de katildigi Anzer Yayla Senlikleri gün boyu yapilan etkinliklerle güzel bir ortamda geçti. Doyumsuz güzellikler sergileyen Anzer Yaylasinin dönüsü sirasinda, bir kaya üzerinde yetisen çam agacinin fotografini bile çekip bize gönderen Erdal Ötügen, Bal Güzeli finalistleri ve Kraliçesinin fotograflarini simdilik bize göndermedi. Keyifli bir günün ardindan kamp yerine varan karavancilar, kaplica keyfini de çikarip, aksam yemeginin ardindan, günün güzelliklerinin de yer aldigi, her zamanki gibi sohbetlerini koyulastirarak ve yarinin planlarini yaparak gecenin tadini çikarmayi sürdürdüler
Karadeniz (26)
Karavancilar Rize’de
26 gün önce Sapanca Kirkpinar’da toplanmaya baslayan Dogu Karadeniz Tur’u karavancilari Rize’ye vardilar.
Pazar gününü Anzer yaylasinda, Erol Bey’in belini agartacak kadar çok gezen karavancilar, Pazartesi Ridos otelinden ayrilarak Rize merkezine geldiler.
Yaklasik üç günlerini Rize’de geçirmeyi planlayan grup, çevrede geziler yaparak yöreyi taniyacak ve doganin tadini çikaracaklar.
Zaman zaman katilanlarin yaninda, kopmalarinda yasandigi tur yolcularindan en son, kizinin ani rahatsizligi nedeniyle (UKKF) Baskani Hayati Kaplan ve esi Fatma Kaplan, buruk bir sekilde arkadaslarina veda ederek geri dönmek zorunda kaldilar. Onlarin Istanbul’a diger karavancilarin yolarina koyulmasiyla baslayan yolculuk Rize merkezinde son buldu.. Sehre gelindiginde Erol Beyin artan agrilari sonunda 112 aranarak ambulans istendi. Gelen saglik ekibi gerekli önlemleri alip uyguladiktan sonra istirahata çekilen Erol Beyin yoluna devam edip edemeyecegi yarin yapilacak olan kontrol sonunda belli olacak.
Belediyenin gösterdigi evlendirme dairesinin oto parkinda konaklayan karavancilara elektrik verilmedi. Bugünü burada geçirmek zorunda kalan konvoy yarin baska çareler arayacak. Rize’de simdilik bu sikintilarini yasayan karavanci yolculardan bazilari sehirde alisverise çikarken bazilari da kuaförün yolunu tuttular.
Aksam kalinan yerin hemen yaninda yapilan dügün ise, yapilan havai fisek gösterisi ve hos görüntüleri ile herkese moral verdi. Konvoy Bülent Beyin ve Hayati Beyin ayrilmasina ragmen 12 karavanla yoluna devam ediyor. Bugün Rize’ye varana kadar olan geziden geriye dönük olarak bazi fotograflari seçerek size mini bir hatirlatma tapmak istedim. Saban MERGÜL
Karadeniz (27)
Rize Ayder Yaylasindaki Karavancilar Amerika’dan Bile Takipteler
Tam 26 gün boyunca, gittikleri her yerden, muhtesem fotograflarla, sizleri her gün haberdar ettigimiz, Dogu Karadeniz yolcularinin, bugün ilk defa yeni fotograflarini sunamayacagiz.
Gezilerden gelen muhtesem fotograflari, bize göndermek için yola tedbirli çikan sevgili Erdal Ötügen’in internet uyumlu cep telefonu bozulunca, bugün biz de sekteye ugradik.
Dolastiklari yayla rutubetinden bozuldugu tahmin edilen telefon, üç defa tamir ettirilmesine ragmen yinede sonuç vermedi.
Dün Rize’den Ayder yaylasina dogru yola koyulan ve önce Rize Bez’i almak için mola veren karavancilar ayni yol üzerinde ikinci molalarini yörede çok meshur olan bir kurufasülyecide verdiler. “Muhtesem tadi ve kazik fiyati ile iç unutamayacagimiz bu yerin adini bile söylemek istemiyoruz” diyen karavancilar daha sonra 1300 m. yükseklikteki Ayder yaylasina geldiler. Bir kismi Gelintülü selalesi yaninda konaklama firsati bulan karavancilarin diger bir kismi da ayri yerde konaklamak zorunda kaldilar. Türkiye’nin her yerinden gelenlerle inanilmaz kalabalik bir yer haline gelmis olan Ayder yaylasi, tesisler yaninda, diger konaklama ve seyyar saticilarinda doldurdugu yollar nedeniyle gün içinde adeta panayir yerine dönüyor. Gece ise kimsenin sokaklarda kalmadigi bir yer haline gelen Ayder yaylasi her seye ragmen çok güzel bir yer.
Bugün ise yüksekligi nedeniyle, tansiyon problemi olmayanlarin yer alacagi bir grup, ile 1300 m.den, 2300 m.deki Palovit, Elevit ve Tirovit yaylalarina gezmeye gidecekler.
Saglik durumu kismen düzelmeye baslayan Erol Baba ise Ander yaylasinda gününü geçirecek.
Bizlerde, basta Erol baba olmak üzere Tur’a katilan herkese, kazasiz, belasiz ve arizasiz devam eden bir yolculuk diliyor ve ayni zamanda Erdal Ötügen’in internet uyumlu telefonunun düzelmesini “dört gözle” bekliyoruz.
Duygulandiran mesaj
41 sene faal, iki sene de internet gazeteciligi yaptigim yillar içinde, ender yasadigim duygulardan birini yasadim.
Asagida okuyacaginiz mesaj sizler için pek bir sey ifade etmiyor olabilir. Ama mesajin içinde “Biz Amerika’dayiz. Sizi www.gazetegez.net ‘en takip ediyoruz” ifadesi bana bir kez daha çok ama çok büyük bir haz ve mutluluk verdi.
Düsünün bir kere. Ben Türkiye’nin en büyük gazetesine bile haber yapiyor olsam bile, onlarin izleme sansi yok. Ama benim gazetegez’imden dünyanin öbür ucundaki dostlar bile istedikleri zaman “tik”ladiklari an karsisindayiz. Gel de mutlu olma.
Iste Amerika’dan gelen mesaj
Sevgili karavanci dostlar
Biz sizden çok uzaklarda esimle dünyanin öbür ucunda Amerika’dayiz. Gazetegez’den haberlerinizi ve resimlerinizi takip ediyoruz. Amerika dünyada her insanin görmek istedigi hatta yasamak istedigi bir yer.
Bizde burada oldukça seçkin bir yerde yasiyor, hafta içi Boston sehrin de veya civarda geziyor, hafta sonu da daha uzaklardaki ilginç yerlere gidiyoruz. Ancak hiçbir yer sizin gezdiginiz yerler kadar güzel degil.
Siz karavancilar olarak bulundugunuz konumun ve karavanciligin degerini bilin, hepimizde ülkemizin degerini bilelim diyorum. Cani canani bütün varimi alsinda hüda etmesin tek beni vatanimdan cüda
Erol beye acil sifalar diliyorum Hayati beyin geri dönüsü sanssizlik olmus insallah yaramaz bir durum yoktur. Iyi tatiller herkese selam sevgiler.
Sururi Tomruk ve NEVIN
Bizden de sizlere selam ve sevgiler, sevgili güzel dostlar. Saban MERGÜL
Karadeniz (28)
Rize Ayder’den muhtesem görüntüler
28 günün geride birakildigi yolculuk baslangicindan bugüne, çok güzel yerlerin görülüp, unutulmaz anilarin yasandigi, Dogu Karadeniz Tur’u bütün güzelligi ile sürüyor.
Mustafa beyin kizi Özlem kardesimizin de Istanbul’a dönmesiyle yolculuk kervaninin bir üyesini daha kaybeden karavancilar, Gürcistan için döviz alimindan sonra yollarina devam ettiler. Ayder Yaylasinda yasanan konaklama sorunu nedeniyle geçici olarak gruplara ayrilmak zorunda kalan konvoy üyelerinden bir kismi güzel bir havada ve selale sesinin güzelligi içinde uyandi. Gezinin en güzel sabahi olarak kabul edilen güzel bir hava ve selale karsisinda yapilan sabah kahvaltisi sonunda, kiralanan minibüs ile Çamlihemsin, eski köprüler ve yesilin her tonu seyredilerek vadinin tepesindeki Zil kaleye gelindi. Zil kaleden vadi manzarasi tarif edilmez, ancak görülür ve yasanirsa anlatilacak güzellikte. Bu muhtesem Zil kaleden sonra yine bozuk yollardan Palovit selalesine gelindi. Bu manzara karsisinda yine adeta nefesler kesildi. Ormanlarin içinde kendilerinin yalniz olduklarini sandiklari sirada bir grup turist kafilesi ile karsilasan karavancilar “ bu muhtesem manzara ancak Cennette olabilir” diye düsünmekten kendilerini alamadilar. Güzel turistleri bir az’da karsisinda gören bizim mahalle üyeleri “bunlarda her herhalde hurilerdir” diyerek kendilerini gülmekten alamadilar.
Selaleden sonra Çat girisinde yemek molasi veren grup daha sonra Çet köyünün bulundugu 1600 m. yükseklikte bulunan Pokut vadisini ve Kaçkarlarin devami olan daglari gezerek gördüler. Bu harada haniden bastiran sis nedeniyle dönüsle geçen karavancilar, yolda verilen mola sirasinda, kaptanin bir sürprizi ile karsilastilar. “tulum” konseri verdi gösterisi veren soför arkadasin bu gösterisinden sonra karavanlari yanina gelen grup mehtabin güzelligini kahvelerini içerken seyrettiler.
Yer sikintisi nedeniyle konvoyun ayrilan diger üyelerle Hopa’da bulduklari bir alana yerlestiklerini belirten Erdal Ötügen, nem nedeniyle çalismadigini düsündügü telefonunu güneste kuruttuktan sonra bize bu güzel fotograflari geçti. Sizlere Nem’siz ve arizasiz yolculuklar diliyoruz. Saban MERGÜL
Karadeniz (29)
Hopa’ya varan karavancilar Gürcistan’a geçiyor
30 gün önce Sapanca’da toplanmaya baslayan konvoy macerali ve güzel bir yolculuktan sonra Hopa’ya vardi
Sinir kapisina 1 km yakinda kamp kuran gurup bu sabah kiraladiklari otobüs ile günübirlik Gürcistan gezisinden sonra dönüse geçecekler.
Dün yine Erdal Ötügen’in arizalanan telefonundan sonra, bir baska yol bulunarak bize iletilen fotograf ve bilgileri aktaracagiz sizlere.
Kavron ve 2300 m. deki Kaçkar daglarinin zirve ve muhtesem güzelligini hala konusan karavanci dostlar, görünüsü çok güzel ama dünyanin en zehirli mantarlarindan birinin fotografini da çekip gönderdiler.
Ayder yaylasinda yasanan konaklama sikintisi nedeniyle, birkaç ayri guruba ayrilan karavancilar hem Ayder’den inmeye hem de diger gruplarla bulusmaya basladilar.
Kemalpasa’da yerlesen ve denizin keyfini çikaranlar arasinda bulunan Erol ve Derya Bey Gürcistan tur’unu organize ettiler. Diger grup ise Ayder eteklerindeki kaplicalarin tadini çikardiktan sonra onlarda grupla bulusmak için yola koyuldular.
Kaplica faslindan sonra Sarp kapisina dogru hareket edildi. Hopa'da yemek ve alis veris molasi verildi. Bu yilki plaj voleybol müsabakalari Hopa'da yapilmasi nedeniyle her tarafta adeta sporcu kayniyordu. Dikkati çeken bir baska sey ise Hopa’da çok sayida Bar’in olusuydu. Genellikle Gürcü'lerin müdavimi oldugu bu mekanlar gece eglenceleri ile yöreye ayri bir renk veriyordu.
Hopa’nin ayri bir güzelligi içinde yerlestigimiz kampimiza geldik. Özledigimiz deniz sefasi firsatini, mezgit tava yaparak tadini çikardik. Bu arada Rize’de oldugu gibi burada da yakinimizda yapilan bir dügün nedeniyle havai fisek gösterisi gecemize ayri bir ren katti.
Karavanci dostlar Sapanca’da toplanmalarinin ardindan tam 30 gün sonra, bu sabah kiraladiklari bir otobüs ile Gürcistan’a günübirlik tur yapiyorlar.
Karadeniz (30)
Karavancilar Gürcistan’a gidip geldiler
31 gün önce Sapanca’da toplanmaya baslayan karavancilar gittikler Gürcistan’dan sonra dönüse geçtiler.
Sapanca’da tam 31 gün önce toplanan karavancilar, kendilerine hedef koyduklari Gürcistan’a da günübirlik gidip geldiler ve dönüse geçtiler. Sapanca hariç gittikleri her yerde yagmurla karsilasan karavancilar “Gittigimiz her yerde yagmur adeta pesimizi birakmadi. Gürcistan’a gidecegimiz sabah yine yagmurla uyandik. Gece boyu iç dinmeden yagmur Gürcistan’a sanki bizimle beraber geldi” dediler. Sabah kararlastirilan saatte karavanlarini Gürcistan sinir kapisina 1 km yakinda park eden ve kiraladiklari otobüsle Sarp gümrük kapisina gelen karavancilar, uzun süren gümrük islemlerinden sonra otobüsleriyle Gürcistan gezisine basladilar. Siddetli yagmurla beraber Batum’a gelen grup ilk olarak otobüsle sehir turu attilar. Ardindan Botanik bahçesine ve 70 km kuzeydeki meshur bir sahil tatil kasabasina gelen karavancilar burada da yagmurdan kurtulamadilar. Yagmur yagmasina ragmen Gürcistan halki, plaj ve sahilde hafta sonu keyfini çikarmayi sürdürüyordu.
Dönüsümüzde kaptanin organize ettigi bir lokantada yemeklerini yedi. Yemek sonrasi Casino olan bir seyir tepesinden armutlu gazozlarini içerek Batum’u kusbakisi seyreden karavancilar hedeflerinin son noktasina varmanin keyfini çikardilar.
Bu asamadan sonra “artik dönüse geçtik” diyen karavancilar dönüs yolunda yöreye ait olan yag, peynir, kestane bali çesitli yiyecekler ve hatiraliklar alarak ardindan birde çarsi molasi verdiler. “Bir ara Ilker ile beraber büyük bir kilisede yapilan ayine tanik ta olduk” diyen Erdal Ötügen ve arkadaslari günübirlik yapilan Gürcistan gezisinden sonra kamp’larinin bulunduklari yere geldiler.
Dönüs yoluna geçilecek olan bu sabah, Erol bey ve Erol baba, Sungur bey, Derya bey ve Faruk bey’lerden olusan karavancilar direk dönerken az sayidaki grup dönüs yolunu, farkli güzergâhlari kullanarak gezilerini bitirecekler.
Karadeniz (31)
Karavancilar Artvin Üzerinden Dönüse Geçti
9 Temmuz 2009 günü Sapanca Kirkpinar’da baslayan toplanmanin ardindan, Dogu Karadeniz yolculuguna çikan Karavancilar, Gürcistan’da koyduklari son noktadan sonra dönüs yolculuklarina devam ediyorlar.
Sapanca hariç, nerdeyse gittikleri her yerde, yagmurla birlikte yolculuk yapan karavancilar, Gürcistan dönüsünden sonrada yagistan kurtulamadilar.
Gece boyu korkunç derecede yagan yagmur herkesi tedirgin etti. Sabah bulunduklari yerden nasil çikacaklarinin endisesine kapilan Aileler geceyi zor bitirdiler. Nitekim sabah kalktiklarinda, kamp alaninda adeta bir göl sekliyle karsilastilar. Bazi karavancilarin telasina kapildigi bu yerden, kol kuvveti takviyesiyle çikabilen karavanlar basta Mustafa beyi olmak üzere herkesi rahatlatti.
Ardindan da bazi karavancilarin konvoydan ayrilip kestirmeden dönüse geçmek istemesiyle vedalasma fasli basladi. Erdal Ötügen’in Yegeni Ilker, Erol baba ve Erol Peri, Faruk bey ve Derya bey ile vedalasma sonunda, yollar ayri yönlere ayrildi. Dönüse gezerek devam eden bu grup Artvin’e kadar yine yogun yagis altinda geldi. Artvin önünde hatira fotografi çektiren ve sonrada yola devam eden karavancilar, Behçet beyin arabasindaki elektrik arizasi telasesi yasadilar. Yapilan müdaleden sonra yoluna devam eden grup, yol boyu baraj insaatlari arasindan Yusufeli’ne kadar gelindi. Yolda esine ender rastlanilacak vadi ve kanyonlardan geçmek, hele bu güzelliklerin baraj sulari altinda kalacagini görmek ve bir daha bu yerleri görme firsatinin olmayacagini düsünen karavancilar, buruk bir duyguyla yollarina devam ettiler. Ancak zaman zaman dinamit çalismalari nedeniyle, kesilen yol üzerinde, mecburi mola veren karavancilar çevrenin fotograflarini çekerek zaman geçirdiler.
Önceden organize edilen Yusufeli’nde sirin bir kampinge varip yerlesen karavancilar ertesi günün planini, Mustafa beyin yaptigi nefis menemen yemegi arasinda yapmaya çalisti. Yagmurun yagmadigi güzel bir gece güzel keyfini karavanlarinin önünde soguk içeceklerini içerek çikardilar.
Karadeniz (32)
Artvin Gezilerine Devam Edildi
Gezilerinin en uç noktasini olan Gürcistan’a gidip sonrada Artvin’e dönen karavancilar yörede bir güzel gün daha geçirdiler.
Çoktandir günesli bir güne hasret kalan karavancilar nihayet bu emellerine kavustular. Dün Artvin çikisinda Tugrul bey’inde konvoydan ayrilmasiyla gün geçtikçe küçülen grup, ayarladiklari minibüs ile, çok yorucu olacagi düsüncesini de hesaba katarak gezide degisiklik yaparak Barhal kilisesine çikmaya karar verdi.
Yol boyu yine çok güzel vadilerden ve kanyonlardan geçilerek kismen çok bozuk yollardan da geçlerek Barhal’a ulasildi. Yolda eski Ermeni kalelerini ve boga güresi arenalarini gören karavancilar Ayi’lar hamami selalesini de gördüler. Ayi’larin kis uykusuna yatmadan önce yikandiklari yer oldugu iddia edilen Ayi’lar hamami önünde birde fotograf çektiren Erdal Ötügen, parantez içinde, çektirdigi fotografin altina (Onlardan biri ben degilim) diyerek esprisini de yapmis. Gürcistan ziyaretleri sirasinda denize dökülen Çoruh nehrini Artvin sinirlari içinde de gören karavancilar, Nehir burada piril piril ve bol su tasiyor. Ancak Batum’da denize döküldügü yerde ise yagmurlardan olsa gerek adeta çamur gibi akiyordu” dediler.
Gezdikleri bu güzel yerlerde önceleri Barhal kilisesi simdi ise camii olarak kullanilan ve çok yüksek tavanli olan bu muhtesem yer, diger korunamayan tarihi degerlerimiz gibi burada da ayni akibete ugramis. Içindeki resimler, dökülmüs yada kireç ile sivanarak kapatilarak içler acisi bir hale getirilmis.
Önceden Kilise sonradan Camii olan Barhal önünde “Çektirdigimiz resimde Musafa beyi göremeyeceksiniz, zira kendisi o sirada içeride ibadetini yapiyordu” diyen Erdal Ötügen. Esi Semahat hanimi ise ibadetini bitirmis yöresel giysi ile çekmeyi basarmisti.
Geziler sirasinda, tavsiye üzerine yol üzerinde bir manavdan alinan organik sebze ve meyveler ile yenilen yemek sonrasi Yusufeli’ne geri gelen grup yine muhtesem bir gün geçirmis oldu.
Karavancilar, “Yusufeli’ne gelirseniz Tercüman Söför Dogan Polat (0533 763 60 81) arayin sizlere mutlaka yardimci olacaktir” denilerek tavsiye etmekten de geri kalmadilar. Kamp yaptiklari Green Peace kamping tesis ve ilgililerinden de büyük yakinlik gören karavancilar, buranin bu yörede gerçekten çok sirin ve sicak su dahil her imkani mevcut tavsiye edilebilecek bir yer olduguna da belirttiler.
Karadeniz (33)
Karavancilar Erzurum Yollarinda…
Artvin çevresinde tarihi ve doganin tadini çikaran, Dogu Karadeniz Tur’u yolculari dün de Tortum Selalesini gezdiler.
Planladigimiz gezi öncesi, en önde bulunan ve Ali bey’in çikmasini bekledigimiz sirada, Ali bey espri olsun diye “ben saat 3.00 te çikacagim” dedi. Sanki içine dogmus gibi tam Yusufeli çikisinda arkadaslardan birinin tansiyon yükselmesi nedeniyle gezi yerine hastanenin yolu tutuldu. Alinan önlem ve verilen serumdan sonra Ali bey’in yaptigi espri gerçeklesti ve grup ancak Saat 3 te çikabildi.
Bu gecikme sonunda varilan Tortum Selalesinde ögle yemegi molasi verildi. Selalenin suyu barajlarin su tutmasi sebebi ile azalmis. Daha sonra Dogu Anadolu Turizm Gelistirme projesinde görevli Egemen beyin tavsiyesi üzerine Pehlivanli köyüne gidildi. Köyde güzel bir tesiste konakladi. Bazi arkadaslari balik (söylediklerine göre çok nefismis) yedi. Yemekten sonra Çardak’ta semaver çay keyfi yapildi. Çaydan sonra çevre dolasilmaya çikildi. Içinden tam anlami ile buzzz gibi bir havanin geldigi magarayi, degirmeni, pinarlari, köy usulü yanan ocaklari ve tas evleri görüldü. Magara inisi, her zaman oldugu gibi Nihal hanim yine düsmeden edemedi ve bu kez sirtin biraz zedeledi.
Aksami ise burada konaklamaya karar verildi. Aksam yemegi, Çardak’ta açik havada yendi. Çok yorucu geçen bir gün sonunda, içilen çaylar ile yorgunluk atmaya çalisan grup, ertesi güne yorgunluklarini gidermek için, erken yatma karar verdiler.
Karadeniz (34)
Erzurum’un Tadini Çikardilar
Bir ayi geride birakan karavancilar, dönüs yolunda geldikleri Erzurum’da tarihi yerleri gezerek yörenin basta Oltu Tas’i olmak üzere çesitli hediyeliklerinden aldilar.
Erzurum Uzundere ilçesine bagli, Pehlivanköy Alabalik ve Dinleme Tesisleri yaninda bulunan dere kenarinda, köy ürünleriyle nefis bir sabah kahvaltisi yapildi. Tesisi sahibi Ali Koçak’in misafirperver ve yakin davranisi, karavancilari son derece memnun etti.
Bu güzel ortamdan sonra yola koyulan karavancilar rotayi Erzurum’a çevirdi. Gelinen Erzurum’da karavanlar ile kisa bir sehir turu yapildi. Sonra da istasyon meydanina park edildi. Oltu tasi hediyelikleri için Tashan, Vakif hani, Çifte Minareli medreseyi, Yakutiye Medresesini (tadilat dolayisi ile kapaliydi), Kongre binasini ve TCDD (Demiryollari) müzesini gezildi. Yorgunluklar ise meshur Koç çag kebabi yenilerek atilmaya çalisildi.
Kongre merkezinde, kurtulus savasi yillarini, delegelerin oturdugu siralara oturarak ve 3 dakikalik geçmise saygi sessizligi ile yasayan karavancilar çok özel duygular yasadi. Ardindan gidilen Istasyondaki müzede ise, ülkemizdeki demiryollari aglarinn nasil zahmetle yapildigini, ne emekler harcandigini tarihi belgelerle izlediler. Kullanilan eski cihazlari gören karavancilar çocukluk yillarina gittiler. Gar Müdürü Ahmet Bey konuklara bizzat kendisi bilgi verdi. Mustafa Bey ise karavancilar adina seref defterine duygu ve düsüncelerini yazdi.
Güzel bir Erzurum ziyaret ve gezilerinden sonra kamp yeri bulamayan karavancilar sehir merkezine 20 km uzakliktaki Ilica kaplicanin tesislerinde konakladilar. Geceyi burada geçirecek olan karavancilar gezileri boyunca yagan yagmurdan simdilik kurtuldular.
Karadeniz (35)
Karavancilar Erzurum’dan Erzincan’a Geçtiler
Sapanca’dan baslayip Gürcistan’a kadar süren uzun Dogu Karadeniz Tur’u gezisi Erzurum’dan Erzincan’ geçisle sürdü.
Erzurum Aziziye’de geçen güzel bir geceden Sonra, Erzincan Eksisu’ya gelen konvoy yolculugun sonuna dogru yaklasmaya basladi. Erzincan gezisini sürdüren karavancilar ardindan Sivas’a geçecekler. Sivas’ta yapilacak gezinin ardindan, Kayseri’ye geçecek olan karavancilar “Dogu Karadeniz Tur”unu bitirerek dagilmaya baslayacaklar.
Uzun, yorucu ama keyifli geçen yolculugun bir gecesi de Erzurum Aziziye Belediyesi Kaplicalarinda geçirildi. Kaplica müdürü Barbaros beyin sicak ilgisi ile karsilanan karavancilar, güzel geçen gecenin sabahinda, bazi rahatsizliklarin yasanmasi ile kisa bir panik yasadilar. Hüseyin beyin oglu Ozan’in atesi çikinca önce Tercan Hastanesine gidildi. Orada doktor bulamayan Hüseyin Bey oglunu Erzincan’a götürdü.
Geri gurup ise rahat bir yolculuktan sonra Girlevik selalesine geldi. Selale güzelligi görülmeye degerdi. Gezilip fotograflar çekildi, ardindan da selalenin altinda oturulup yemekler yendi. Yemek sirsinda, bir ara ortadan konvoyun küçük üyelerinden Deniz, herkese kisa bir panik yasatti.
Yemek ve panikten sonra, Erzincan’a gelen konvoy, önce Hüseyin beyi bulup, Ozan’in durumunu ögrendi. Su kaybindan dolayi, verilen serumdan sonra durumu gayet iyi olan Ozan herkesi rahatlatti. Bu haberin ardindan karavanlarla güzel bir sehir turu ardindan Erzincan’in meshur Eksi suyu denilen yerine gelindi, Aslinda maden suyu olan bu yere, geçmiste konan eksi su adi verilmis ve öyle kalmis. Çok güzel olan burada geceyi de geçirmek için konaklayan karavancilara daha sonra Hüseyin beyde gelip guruba katildi.
Karadeniz (36)
Sivas’a gelen karavancilar sona yaklasti
37 gün önce Sapanca’da baslayan toplanma sunucu Gürcistan’a kadar giden Karavancilar Sivas’ta mola verdi.
Muhtesem bir Dogu Karadeniz Tur’u yapan Karavancilar dönüs yolunda Sivas Erzincan Eksi Su’da çok rahat bir gece geçirdiler. (www.erzincan.bel.com) Eksi Su Tesisleri Müdürü Mehmet Erbay Çetin’in sicak karsilamasi sonrasi tesisler gezdirildi ve konuklara bilgi verildi. Yerin 600 m. Derinliginden çikan suyun deri hastaliklari, varis, mide ve üriner sisteme faydalarini anlatti. Gördükleri yakinlik karsisinda Sungur Bey, Mehmet Erbay Çetin’e tesekkür ederek karavancilar adina flama hediye etti. Alinan bilgilerden sonra, birçok karavanci arkadasimiz buradaki kaplicalara, daha sonra tekrar geleceklerini belirtti.
Eksi Su’nun tadini çikaran karavanci arkadaslar daha sonra Altintepe Urartu antik kentini gezmeye gitti, ancak kapali olan Antik kenti göremeden geri döndüler. Dönüs yolunda Erzincan’da alis veris ve gezintisi molasi veren ekip ardindan da Sivas’a hareket etti. “Yollar gerçekten çok güzel ama epeyce zamanimizi aldi” diyen karavancilar yaklasik 250 km’lik uzun bir yolculuk sonrasi Sivas’a vardilar.
Sivas’ta karavanlarla bir sehir turu yapan konvoy Istasyon’a konaklamak geldi. Yaver giden sanslari sonrasinda gayet güzel bir Restaurant’in parkina yerlestiler. Aksam güzel bir Sivas kebabi ile kendilerine adeta ziyafet çeken karavancilar, fazla kaçirdiklari kebabi eritmek için gece sehir turu çiktilar. Güzel bir gezi ardindan karavanlarina dönen grup “Sivas gerçekten çok düzenli ve güzel bir kent olmus” dediler.
Karadeniz (37)
Karavancilar Kayseri’de vedalasacaklar
Bugün Sivas’tan Kayseri’ye geçecek olan Karavancilar, vedalasarak herkes rotasini kendi yönüne çevirecek.
Dile kolay, 38 gün önce Sapanca Kirkpinar’da toplanmaya baslayan karavancilar Dogu Karadeniz bölgesini gezerek Gürcistan’a kadar gittiler. Gürcistan’da son noktayi koyan ve dönüse geçen konvoy bugün Kayseri de vedalasarak rotasini kendi yönlerine çevirecekler.
Dün Sivas’in tarihi yer ve güzelliklerini serbest olarak dolasan karavancilar Sivas’i doyasiya gezdiler. Ulu camii, Gök medrese, Kongre merkezi ve diger tarihi yer ve eserleri görme firsatini bulan karavancilar ardindan da Kangal’a dogru yola çiktilar. Yol üzerinde bir Kangal köpegi çiftligini gezdiler. Sahibinin "5.000 YTL verseler bile vermem" dedigi damizlik, zabdedilmesi imkânsiz bir Kangal’i gördüler
Oradan Balikli Kaplica’ya gelindi. Dünyada bir esinin daha olmadigi bu mucizevî balikli göl içine giren bazi karavancilar, baliklarin ve buranin tadini çikardilar.
Dogu Karadeniz Tur’unun birlikte geçirilecek son gecesi olmasi nedeniyle, aksam için özel bir hazirlik yapan Mustafa Bey, çig köftede rakip tanimadigini bir kez daha gösterecek. Veda niteligi olarak geçecek gecede ilk günden son güne kadar yasanan anilar konusulacak
Karadeniz (38)
Karavancilar Son Noktayi Koydu
Sapanca Kirkpinar’da toplanan karavancilar, Dogu Karadeniz gezisini Gürcistan’a kadar sürdürerek dönüs yolunda Sivas’ta tamamladilar
9 Temmuz 2009 tarihinde Sapanca Kirkpinar’da toplanmaya baslayan karavancilar 15 Temmuz’da yola koyulup, 33 günlük tur sonunda Sivas’ta vedalasarak yollarini ayirdilar.
Ulusal Kamp Karavan Federasyonu ve Asya Kamp Karavan Dernegi Baskani Erdal Ötggen’in düzenledigi gezi için start Sapanca’da verilmisti.
Muhtesem bir gezi güzergahini Gürcistan’a kadar götüren karavancilar, dönüs yoluna koyulup Sivas’a kadar birlikte geldiler. Kayseri’de son noktayi koymayi düsünen konvoy Sivas’ta yapilan çig köfteli final gecesinin sabahinda vedalasarak yollarini ayirdilar. Kimi direk, kimide dolasarak kendi yasadiklari sehirlere dogru yola koyulan karavancilar duygulu an’lar yasadi ve yeniden bulusma dilekleri ile herkes kendi yoluna koyuldu.
Vedalasma öncesi ise birlikte geçirdikleri çig köfteli son gecede yemekler yenildi, anilar gözden geçirildi ve duygulu an’lar yasandi. Aksam yemegi sirasinda Erdal Ötügen’e bu güzel geziyi tertipledigi için hediye veren katilimcilar “Unutulamayacak anilarla dönüyoruz” dediler. Erdal Ötügen’in beklenmedik bu sürpriz karsisinda duygulandigi görülürken, gezi boyunca verdigi haberlerle www.gazetegez.net ‘in de kulaklari çinlatildi.
Geçen bu güzel gecenin sabahinda vedalasma ani geldiginde sanki kimse birbirinden ayrilmak istemezcesine de olsa vedalasmalar basladi.
Ve ardindan da Ali Demirkol, Sungur Çoldar, Hüseyin Isil Kayseriye, Kadir Iyigönül Konya’ya, Erdal Ötügen ve Behçet Berkkam Istanbul’a Mustafa Aysev ise direk Antalya’ya hareket ederek yollarini ayirdilar.
Erdal Ötügen “Bütün arkadaslarin ortak görüsü gerçekten gezilmesi zor bir turu çok ilginç ve degisik yerleri görerek tamamladiklar. Karadeniz’i gezen arkadaslarimizin, gidenlerin göremedikleri birçok yeri görme firsatini bulduklarini söylediler. Bu kadar degisik görüs ve düsünde olan insanlarin böyle uzun bir gezide birlikte olmalari kolay degil, ama ufak tefek problemlere ragmen keyifli bir gezi oldugunu düsünüyorum” dedi.
Geziye katilanlardan görüsler
Behçet Berkkam “Gerek program gerekse yol açisindan es ve dostlarimizla yapilan mükemmel üstü bir gezi oldu”
Hüseyin Isli “Çok basarili, mükemmel ve yeni dostlar edinerek yapilan bir gezi oldu, çok mutluyuz.”
Sungur Çoldar “Erdal beye böyle bir gezi düzenledigi için tesekkür ederim. Senelerdir boslugu olan bir etkinligi gerçeklestirdi.”
Mustafa Aysev “Erdal beye tesekkür ederiz. Gezi bütün zorluklara ragmen mükemmeldi. Yeni dostlar edinmenin mutlulugunu yasadik.”
Kadir Iyigönül “Bu geziyi tertip eden Erdal beye ve katilan diger arkadaslarimizla bir aile havasi içerisinde geçen ve 60 yasimda olmama ragmen bu kadar keyifli bir gezi yapmadigimi belirtmek isterim.”
Ali Demirkol “Her sey çok güzel ve her sey çok harikaydi. Hayatimin tatili oldu.”
Ve Bizden;
Büyük bir sabirsizlikla bekledigim bu muhtesem geziye gidemeyip te üzülenler mutlaka vardir. Ama inanin ki benim kadar olani yoktur. Gazetecilik meslegi sayesinde dünyanin bana göre gezilmesi gereken her yerini defalarca gidip gördüm. Yasadigim ülkem olan Türkiye’yi ise Zonguldak’tan Ankara’ya oradan da Hatay’a direk geçip Türkiye’yi ikiye bölün.
Bati kismini Ilçeler dahil olmak üzere her yerini gezdim. Ama diger yarisini ve çok istedigim Karadeniz’i bir türlü göremedim.
Bu istegimi düzenlenen “Dogu Karadeniz Turu” sayesinde gerçeklestirmeyi hayal ederken, dokuz ay önce oldugum bel fitigi ameliyatimi, tekrar nüksetmesi sonucu ikinciye oldum.
Gezi öncesi Sapanca Kirkpinar’da toplanan karavanci dostlarimin, topluca ziyaret etmeleri, beni çok gururlandirmasina ragmen, bu istegimi yatistiramadi.
Iste bende gidemedigim bu güzel yolculugu Erdal Ötügen’in bana gönderdigi bilgi ve fotograflarla, içimdeki istegi yattigim yerde haberler yaparak gidermeye çalistim.
Bu yüzden bende, Erdal Ötügen’e bana verdigi bu güzel zahmetten dolayi sonsuz tesekkür ediyor ve insallah seneye birlikte olmayi gönülden diliyorum. Saban MERGÜL
Erdal Ötügen
Asya Kamp ve Karavan Derneği Bşk. |