|
Karavancılık bir sosyal yaşam biçimidir. Hayatta bir kere bile olsa kötü bir şeyi ne yaşayın ne ailenize yaşatın.
Kamp ve Karavancılık birbirini tamamlayan 3 sac ayağı üzerine kurulmuştur.
Bunlardan birincisi Üreticilerdir. Kamp araç ve gereçlerini, çadırları ve karavanları üretenler bu zincirin ilk halkasını oluştururlar. Üreticiler kampçıların ihtiyaçlarını standardlara uygun, güvenli ve en ekonomik şartlarda üreterek bu işe gönül verenlere bu araç ve gereçlere sahip olmanın yolunu açarlar.
İkinci halka ise bu ürünleri alarak bu hayat tarzını benimseyen kampçı ve karavancılardır. Bu kesim olmaz ise üretilen bu malzemelerin hiç bir anlamı olmayacaktır. Kamp ve karavancılığın yaygınlaşması için bu malzemelerin makul fiatlarla teminin ve gerektiğinde bakım, onarım ve yedek parçalarının kolaylıkla bulunabilir olması çok önem arzetmektedir.
Sac ayağının son halkası ise kampçı ve karavancıların konaklayabilecekleri, kışın araçlarını muhafaza edebilecekleri yerlerin, yani kamp ve park alanlarının sahipleridir. Bu halkada çok önemlidir. Bir motokaravan sahip olduğu imkanları nedeniyle belki kamp alanlarına çok fazla ihtiyaç duymaya bilir ama çekme karavan ve çadır sahiplerinin çoğunlukla kamplara ve park alanlarına ihtiyacı vardır. Motokaravanların ise kullanılmadıkları dönemde park edebilecekleri alanlar önem arz eder.
Gezilerimizin ve tatillerimizin güvenli ve konforlu geçmesi için kampların asgari bazı temel fonksiyonlarının olması gereklidir. Bunun yanı sıra fiatların hem işletmeleri kazanç elde edebilecekleri, hemde kamp ve karavancıların kabul edebilecekleri makul seviyeleerde olması gereklidir. Kamp yeri sahip oldukları olanaklara göre fiat ayarlaması yapabilirler ama yeterli sayıda kamp ve karavancı olmadığı taktirde kesinlikle bu işten kar etmeleri mümkün değildir.
Bu yüzden camia olarak birbirimizi iyi anlamamız ve makul koşullarda bir arada yaşamamız gerekmektedir.
Zaman zaman düzenlenen Rally ve etkinlikler tüm sezon açık olan kamplar için yeterli değildir. Hele ülkemizde yeterli sayıda kampçı ve karavancının olmayışı bu işi daha da zorlaştırmaktadır. Yurt dışından gelecek olan binlerce karavancı bu sektöre hayat verecek bir potansiyeldir. Ancak onların beklentilerinin bizlerden daha fazla olduğunu unutmayalım.
Bütün bu ihtiyaçlarımız için Devlet politikasının bu turizm dalını destekleyici yönde olmalı, en azından köstek olunmamalıdır. Yabancı karavancıları ülkemize taşıyabilecek bir denizyolu imkanının yaratılması bu konudaki en etkili adım olacaktır. Yine vergi mevzuatı ve diğer bazı yasal düzenlemelerde gerekmektedir.
Seçmiş olduğunuz bu yaşam biçiminde huzurlu ve güvenli günler ve geziler dileriz.
UKKF Yönetimi
|